Sanayi, inşaat, lojistik gibi iş kazası riski yüksek sektörlerde bu alandaki çalışmalar ağır biçimde ilerlemektedir. Bu gibi sektörlerde çalışan işçiler ekstra güvenlik önlemine sahip olmalıdır. Çünkü bu gibi sektörlerde iş kazalarına bağlı; yaralanmasız, yaralanmalı veya ölümlü hadiselerin meydana gelme ihtimali yüksektir.

İş kazaları, insanları gerek sosyal gerek ekonomik anlamda olumsuz etkilemektedir. Ülkemizde de fazlasıyla görülmekte olup yılda 74000 iş kazası meydana gelmektedir. Bu iş kazalarının Türkiye’ye maliyeti ise 2016 yılında yaklaşık 103 milyar TL olarak tahmin edilmektedir. Aynı yıl içinde, iş kazası nedeni ile toplam 3.453.702 gün ayakta ve yatarak geçici iş göremezlik durumu yaşanmış, 3.453.792 gün kaybedilmiş, 69,924 emekçi iş kazası ve meslek hastalıkları nedeni ile sürekli iş göremezlik gelirine bağlanmıştır.  Yapılan birçok araştırma iş kazası ve meslek hastalıklarının %98’inin engellenebileceğini ortaya koymuş fakat ülkemizde ve dünyada her yıl milyonlarca kişi iş kazaları veya meslek hastalıklarından dolayı yaşamını yitirmeye devam etmektedir. Bu kayıpların; bilimsel araştırmaya dayalı karar destek sistemleri, gerekli güvenlik önlemleri ve bu alanda verilen eğitimlerin arttırılması ile en aza indirilebileceği unutulmamalıdır.

Eğitimin İş Sağlığına Etkisi

Ülkemizde iş sağlığı noktasında  üniversitelerde ve kurslarda düzenlenen eğitimler mevcuttur. Çalışmalarını bu alanda sürdürmek isteyen birçok kişi çeşitli sınavlara girerek ilgili bölümü kazanabilir ve başarıyla bitirmesi koşulunda diplomasını da alabilir. Ayrıca halk eğitim merkezlerinde veya buna benzer kurumlarda verilen iş sağlığı güvenliği kurslarına da katılarak sertifikaya sahip olabilirsiniz.

İş Sağlığının İlişkili Olduğu Alanlar

İş sağlığı ve güvenliği; inşaat, elektrik, maden, petro-kimya ve daha birçok mühendislik dalı ile beraber eğitim, tıp, hukuk gibi çeşitli dallardan da yararlanan bir disiplindir. Bu durum birçok daldan kişinin iş sağlığı ve güvenliği ile uğraşmalarına ortam hazırlamaktadır. Ancak yine bu durum öğrenilmesi güç ve karmaşa haline de gelebilmektedir. Özellikle bu alanda daha nitelikli kişilere ihtiyaç vardır. Bunun yolu da yine eğitimden geçiyor. Eğitim alanında daha fazla talebin olması ve daha çok imkânın sağlanması gerekmektedir.

Türkiye’de İSG Durumu

Bu alanda yapılan düzenlemelerin ve çalışmaların tarihi Cumhuriyet Dönemi’nin öncesine, Tanzimat sürecine kadar uzanıyor olsa dahi, ülkemiz ne yazık ki hala ölümlü iş kazalarında Avrupa’da birinci, dünyada ise dördüncü sırada yer almaktadır (Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), 2018). Son dönemlere bakıldığında Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği alanında yaşanan gelişmeler iş kazaları ve daha birçok sorunun azaltılması yönünde etkiler göstermiştir. Ancak bu durum ölümlü kaza sıklığının çok da önüne geçememiştir. Avrupa’da ise en kötü performansı göstermektedir. Buna bağlı olarak bahsettiğimiz hukuk, tıp, eğitim alanları ile iş kazaları en aza indirgenebilir. Fakat sadece bu tedbirler de yeterli olmayabilir. Ülkemizdeki uzman sayısını artırarak gerek inşaat ortamlarında gerek sanayi sektöründe gerçekleşebilecek iş kazaları noktasında önlemler fazlasıyla alınabilir.

Avrupa’ya oranla geride ancak gelişmeye açık olan iş sağlığı ve güvenliği dalında faaliyetler artırılarak devam ettirilmelidir. Durum öyle olursa hem iş kazası riski yüksek olan sektörlerde çalışan işçilerin güvenliği sağlanacak hem de olası kayıplara karşı önlemler alınacaktır.

Psikorisk
Tespit. Teşhis. Tedavi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir